UŞAK GEZİ REHBERİ
Uşak İpucu Konaklama

UŞAK GEZİ REHBERİ

Derecelendirme

4.8 Toplam Derecelendirmeden 5 aldı

  • Harika
    4
  • Çok İyi
    1
  • Ortalama
    0
  • Zayıf
    0
  • Kötü
    0

Tarhana Kokulu Memleketin Selamı Var

Bizim çok  tatlı bir arkadaşımız var. Uşak Gezi Rehberi ‘miz oldu kendisi, çok kibardır ama babasıyla ya da annesiyle telefonda konuşurken içinden sanki başka biri çıkar ve farklı bir şiveyle konuşur.
Konuştukça gülümsetir. Tuhaf bir etkisi vardır insanda.
Konuşması o kadar güzeldir ki görüşmelerimizde haydi Uşaklı gibi konuşsana diye takılırız ona.
Sonra bir akşam kalabalık bir grup halinde yemek yerken ’’19 mayısta tatil 3 gün haydi benim memleketime gidelim, size oraları gezdireyim‘’ deyince düştük yollara.
Tam da beklediğimiz gibi sevgi dolu, gülünce gözlerinin içi gülen bir aile kapılarını açtı bize.

Uşak küçük bir memleket. Küçük şehirlerde insanlar birbirlerini tanırlar ya, yolda görseler durup iki kelime sohbet ederler ya hani öyle bir güzellik var bu şehirde.
Yanımızda bir Uşak‘lı olunca da yolda tanıdık yüzlere rastlayabiliyorsun.
Böylece karşılaştığınız kişinin eliyle işaret ettiği güzel evin eskiden Konstantin’e ait bir ayakkabıcı olduğunu, o ayakkabıcının Atatürk’ün eşi Latife Hanımın ayakkabılarını yapmış olduğunu öğreniyorsun.

Sonra Rum’lara ait evlerin bir gecede nasıl yıktıklarını üzülerek dinliyorsun.
Ayrıca Uşak, Evliye Çelebi’nin kusursuz dediği şehirlerden bir tanesi. Seyahatnamesi’nde burasını ‘’Aşıklar Diyarı’’ olarakta adlandırmıştır.
MÖ 4000’lere uzanan kentten, eski dönemlerin bütün büyük uygarlıkları gelmiş geçmiş. Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular bu kentte yaşamışlar.
1429 yılında Osmanlı topraklarına katılan Uşak, Cumhuriyet döneminde Kütahya’ya bağlı bir ilçeyken 1953 yılında il haline getirilmiş.

 

Uşak’a geldik peki nereleri gezelim?

  • Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi: Bir şehrin kendine özgü yaşamını, kültürünü ve bugüne kadar geliş mücadelesine şahit olan  yerlerdir müzeler. Bu şehirde de Atatürk evi ve Etnografya Müzesi tanıklık etti geçmiş zamanla karşılamamıza. Uşak’ın şehir merkezinde vakt-i zamanında Atatürk’ün geldiğinde konakladığı ev korunup müze haline getirilmiş. Bu bina Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk ve silah arkadaşları tarafından kullanılmış ve Yunan Başkomutan Trikopis bayrağını yine bu bina da Atatürk’e vererek teslim olmuş. 2 kata kurulmuş bir müze burası. ilk katta tüfekler, takılar, yerel kıyafetler ve örtüler var. Buradaki 2 oda sergiye açık. Üst katta ise Atatürk’ün ve Yunan generallerinden Trikopis’in balmumundan yapılmış heykelleri var. İki generalin karşılıklı durduğu insana gerçek gibi gelen bu sahne insanın tüylerini diken diken etmeye yetiyor. Yine bu katta Atatürk’ün yatak odası, çalışma odası ve misafir odası bulunuyor. Bu müzenin girişi  ise ücretsiz.

 

UŞAK GEZİ REHBERİ
UŞAK GEZİ REHBERİ

 

  • Uşak Arkeoloji Müzesi: Çok büyük hevesle gittiğimiz, Karun hazinelerini de göreceğiz dediğimiz müze görür görmez bizi hayal kırıklığına uğratmayı başarıyor. Müzenin girişinde olan tabelada 28 mart itibariyle yeni yerlerine taşınacak olduklarından dolayı kapalı olduğu yazıyor. Ana kapı açık olduğundan kafamızı içeriye uzatıyoruz. Şansımıza bir görevliye denk gelince içeri girmek istediğimizi söylüyoruz. Görevli arkadaş içeride olan tüm eserlerin taşınmadan dolayı paketlenmiş bir şekilde beklediğini ve gezemeyeceğimizi iletiyor. Taşınmanın tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini sorduğumuzdaysa 2 ay sonra ancak taşınırız cevabını alıyoruz. Mart ayından mayısa 2 ay, mayıs ayından temmuza da 2 ay. Etti mi sana 4 ay. Bu süreçte müze kapalı. Durum enteresan geliyor biraz. İnsanlar mı çok rahat biz mi çok huysuzuz bilmiyoruz ama bu rahatlık bizi fazlasıyla rahatsız ediyor. Müzeyi gezmeme olayı değil aslında takıldığımız bizim. Müzenin bahçesinde bir sürü eser var. Üzerleri açık bu eserlerin. Dolayısıyla yağmurdan ve hava şartlarından etkilenme olasılığı çok yüksek. Üstelik herhangi bir korumaları yok. Öylece gelişi güzel bir şekilde bırakılmış duruyorlar. Yine görevliye, taşınmadan dolayı mı dışarıda olduklarını soruyoruz. Aldığımız  ‘’hayır ‘’ cevabı kendimizi daha da kötü hissetmemize neden oluyor. Peki neden biz elimizdeki değerlerin kıymetini bilemiyoruz? Yabancıların gözlerinden bile sakındıkları eserler biz neden bu kadar duyarsız davranıyoruz? Yakın zamanda Louvre Müzesi’ne gitmiş biri olarak gördüklerimden sonra Uşak’ta böyle bir olaya şahit olunca, gerçekten duruma üzülüyoruz.
UŞAK GEZİ REHBERİ
UŞAK GEZİ REHBERİ
  • Uşak Bedesteni (Sarraflar Çarşısı): Bu bedestenin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemekle beraber bazı kaynaklarda İtalyan bir mimar tarafından 1900’lü yılların başında yapıldığı söylenmektedir. Dikdörtgen şeklinde ince uzun koridorun çevresinde odalar sıralanmıştır. 1980 senesinde ise bir restore süreci geçirmiş bedesten günümüzde sarraflar çarşısı olarak hizmet vermektedir.
  • Nuri Şeker Şeker Fabrikası: Yine Uşak il sınırları içerisinde bulunan Cumhuriyet dönemimde ilk özel teşebbüs olarak  adlandırılan pancardan kristal şeker üreten fabrikadır.
  • Burgulu Minare : Ya da diğer ismiyle Burma Camii. Uşak’ın merkezinde bulunan, yapılış tarihi net bilinmeyen bu camii Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Hacı Mustafa Camii olarak geçmektedir. Yapım yılı da 1572 olarak kabul edilmektedir. 1922 senesinde bir yangın geçirmiş ve onarılmıştır. Minaresinin burmalı olmasından dolayı Burma Camii adını vermiştir. 2 kubbesi olan bu camii günümüzde de ibadete açıktır.
UŞAK GEZİ REHBERİ
UŞAK GEZİ REHBERİ
  • Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Heykeli : Heykeltıraş Tankut Öktem tarafından 2000 senesinde tamamlanan bu anıt 30 metre uzunluğunda ve 17 metre yüksekliğinde meydandan geçen insanları selamlamakta. Bu anıt’ın bir özelliği de 3 gruptan meydana gelmesi.

 

-Birinci grupta, Uşak’ın Türk süvarileri tarafından kurtuluşunu simgeleyen süvari figürleri bulunmaktadır.

-İkinci grupta, Atatürk ile üzerinde bilim ve sanat yazan kitapları taşıyan genç kız ve erkek figürleri ise Cumhuriyetin kuruluşunu ve gençlere emanet edilişini, eğitime verilen önemi simgelemektedir.

-Üçüncü grupta ise Türk kadınının kahramanlığını ve cesaretini, Kurtuluş Savaşında ordumuza desteği simgeleyen kadın figürleri ve mermi yüklü kağnı yer almaktadır.

  • Clandras Köprüsü: Banaz Çayı üzerinde bulunan Lidyalılar tarafından Kral yolu üzerinde yapılmış bir köprü. Ulaşımı çok kolay olmasa da gidildiğinde pişman olmayacağınız bir yer burası. Yazık ki tanıtımı hiç yapılmamış bir yer burası. Köprü ve şelale birbirini tamamlayan iki ayrı doğa harikasının bir araya gelmiş hali burası.

 

Nerede konaklanır?

Dülgeroğlu Otel:  Tarihi dokuyu hissedebilmek için kalınabilecek en güzel yer olabilir. 1898 senesinde Fransız bir mimar tarafından yapılmış han. Geçmişte han olarak kullanılan yapı 1996 senesi itibariyle otel olarak hizmet vermeye başlanmış. Ahşap kapıyı açtığında karşına çıkan tarihi avlu, dingin bir havayla sarıp sarmalıyor. Alıştığımız klasik oteller gibi olmayan, ortasında yer alan havuzunun sesi ile huzur duyabileceğiniz bir mekan. Sanki Asmalı Konak dizisinin seti gibi bir alan. Tabii onun kapalı hali. Biz ev’de konakladığımız için hizmeti nasıldır bilmiyoruz ama ambiansı güzel bir otel olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.


Uşak ‘ın neyi meşhur?

Uşak şehri ile özdeşleşmiş en önemli şey sanırım tarhanadır. Çocukluğumuzdan beri Uşak tarhanasının hep çok güzel olduğu söylenirdi. Gittik yerinde denedik biz de Uşak tarhanasını. Yapılışı itibariyle de, diğer  memleketlerin tarhanasından daha zahmetli oluşu, içeriğinin farklılığı lezzetine lezzet katmış. Dönerken o acılı mis gibi tarhanasından almayı sakın unutmayın 🙂

 

 

İpucu

Booking.com

Son Görüntüledikleriniz ...

Uşak Ulubey Kanyonu

02 Comments

  1. Cengiz

    Guzel bir deneyim olmus. Muzenin kapali olmasi uzucu olmus. Guzel bir de rehber olmus bu..

    Yolumuz duserse notlarimiz aklimizda.. biletiniz bol olsun.

    16 Haziran 2017 Cevapla
    • ciftgezerler

      Çok teşekkürler, artık yeni yerinde ziyaret ederiz 🙂 güzel seyahatleriniz olsun sevgiler

      17 Haziran 2017 Cevapla

LEAVE A COMMENT

Çiftgezerler

Gezmeyi, sevdiğimiz doğrudur :) Bizi seven herkes, gezdiğimiz, gördüğümüz ne varsa bir web sayfası oluşturmamızı hatta sayfanın adresini de www.ciftgezerler.com olarak almamızı önerdiler. Biz de madem soyadımız Çiftgezer, o zaman hakkını verelim istedik :) 2016 aralık ayında sosyal medya hesaplarımızı ve web sitemizi oluşturduk. Logomuzun üzerindeki Albatros kuşunun bir hikayesi var. Bizim için çok anlamlı olduğundan logomuzda yer almasını istedik. Albatros, ilk uçuşundan itibaren çiftini bulana kadar asla yere inmezmiş. Kaynaklara göre yere inmeden uçtuğu süre 5 yıla kadar uzayabilirmiş. Piramitler ise dünyanın insan tarafından ilk yapılan yapısı olarak kabul edilmiş. Renklerimiz ise gökyüzünün, denizin ve güneşin yansıması. Daha ne olsun :) Biz çok sevdik umarım sizler de seversiniz.

INSTAGRAM