Roma Seyahat Rehberi
Konuk Yazarlar İpucu Konaklama

Roma Seyahat Rehberi

Derecelendirme

5 Toplam Derecelendirmeden 1 aldı

  • Harika
    1
  • Çok İyi
    0
  • Ortalama
    0
  • Zayıf
    0
  • Kötü
    0
ciftgezerler.com üzerinde Roma Seyahat Rehberi yazısıyla konuk  yazarımız var. Biri İzmir’li Diğeri İstanbul’lu gezgin çiftimiz. Daha çok gezmeleri dileğiyle. Biz yazılarını keyifle okuduk, sizlerinde seveceğine eminiz 🙂

 

Merhaba arkadaşlar, bugün ciftgezerler.com’un kurucuları Özlem & Hakan Çiftgezer’in konuğu olarak bu yazıyı sizler için yazmaktayız. Buradan onlara da bir teşekkür iletmek isteriz.

Bugün konuşacağımız konu, hani tüm dünyayı gezseniz de uğramadığınızda hep bir eksiklik duyacağınız bir şehir ile ilgili olacak. Roma’yı bizim için özel kılan bir şey daha var. Roma uzun bir süreçten sonra gitmeye karar verdiğim ilk şehir. Bu şehre olan seyahatimden önce Work and Travel, Interrail, AIESEC gibi araştırmalarım olmuş ve her defasında yarım kalmıştır. Bu nedenle durup durup en sonunda Roma’yı gezmek benim için unutulmaz bir seyahat tecrübesiydi.

Bu seyahatin bir sinyali de Selçuk-Efes Havacılık şenliğinde yaşadığım bir olay ile gelmişti. Pegasus’un düzenlediği yarışmada panoda şehirlerden biri seçilir. Daha sonra butona basılır ve şehir üzerindeki ledler rasgele yanıp sönmeye başlar. Eğer söylenen şehir ile en son yanık kalan ledin altındaki şehir aynı ise bilet kazanılır. Annemle birlikte gitmiştik. Annem bir şehir söyledi ancak şehir bana hiç hitap etmiyordu. Zaten kazanamadı 🙂 Sıra bana gelmişti. Ben de “söyledin mi şöyle efsane bir şehir söylemelisin” dedim.

Veee Roma diyerek bastım butona. Işıklar yandıkça coşku artıyordu. Bir anda benim lafımı duyan iddiamın sonucunu görmeye gelmişti. İşte o anda bu insanların “vay be, nasıl yahu” dediklerini duydum. Kafamı kaldırdığımda Roma’nın üstündeki led yanıyordu. İster Secret diyin, ki okumadım, ister totem. Orasını bilmem ancak sonrasına hepimiz saçmalık diyebiliriz. Çünkü o seyahate hiç çıkmadım, o bileti de hiç kullanmadım. Hatta Pegasus hayatımın jestini yaparak anneme de kazanabilmem için birkaç defa denememe izin vermiş ve sonunda anneme de Roma bileti kazanmıştım. Ancak umarım bir gün annemle de gidicem :))

Hadi kendi imkânlarımızla gerçekleştirdiğimiz bu tecrübeyi birlikte yaşamaya… Bu sefer gidiyoruz, kesin bilgi… 🙂

ROMA – NEREDE KALSAK SORUNSALI

Arkadaşlar duyduğum sohbetlerin 50% sinin tıkandığı tek bir nokta oluyor. Nerede kalırız oralarda, bir de ne yer ne içeriz var ama onu bırakıyoruz artık yavaş yavaş 🙂 Bu korkular ile ertelediğim seyahatlerime inat olarak benim buraya gitmem gerektiği hissine kapıldım. Bu nedenle kalacak yer araştırmalarına başladım. Zaten tanıdık tavsiyesi, forum yorumları ya da direkt booking.com’un gösterdiği otel fotolarını kendime destek oluşturacaktım. Ancak kolay karar verebilen biri olmadığım için tanıdık tavsiyesi ile bir otel buldum. Bu otelin adı Hotel Rubino.

Hotel Rubino tam da Roma Termini İstasyonu’nun karşı arasında kalan muhiti çok da nezih olmayan ancak herhangi bir sıkıntı da yaşamadığımız bir otel. Bu otelin konumu oldukça iyiydi. Çünkü 1 dakikalık mesafede süpermarket, tren istasyonu ve otobüs durakları bulunmaktaydı. Ayrıca otel, tarihi ve turistik tüm mekânlara yakın konumdaydı. En azından biz zincir gibi bir yerden bir yere gezdiğimiz için başlangıç noktamıza oldukça merkezi bir oteldi.

Fiyatı da oldukça uygundu. Bu otelde konaklayacak arkadaşlara tavsiyem, otelin içinde kahvaltı yeri aramayın. Çünkü eğer hala değiştirmedilerse kahvaltı için otelin altındaki kafe ile anlaşmışlardı. Böylece orada kruvasan ve kahve ile kahvaltınızı yapabilirsiniz. Ancak kafeyi işleten adamlar mükemmel insanlardı. Her türlü muhabbetimize katılarak güzel bir sohbet imkânımız olmuştu. Hatta Şampiyonlar Ligi maçlarına bile bakmıştık. Otelimizden ayrılmadan önce biz eşyalarımızı bırakalım, siz de çay ya da kahvelerinizi ayarlayın. Sonuçta Roma’yı gezicez hem de yürüyerek.

 

ROMA YÜRÜME REHBERİ

Hatırladığım kadarı ile takip ettiğimiz rotayı yeniden oluşturmaya çalıştım. Lütfen kullanırken kontrol ederek kullanın, çünkü yanlış hatırlama ihtimalim az da olsa var :)))
Otelden çıkıp sağa dönerek yürüyüşümüze başladık. İleride otobüs duraklarını görebilirsiniz. Buradan karşıya çekerek sola döndük ve sol kaldırımda yürümeye devam ettik. Bu yürüyüş esnasında önümüze büfeler çıktı. Birinden gezi rehberi almak için bir ara durduk. Ancak büfede envai çeşit şey satıldığı için herhangi bir sürpriz yaşamamak adına alacağınız şeye odaklanmanızı tavsiye ederim 🙂

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

Kaldırımın devamından sağa dönerek Luigi Einaudi caddesine geldik. Bu caddede sağ tarafta ilk gezi noktamızı sürpriz bir şekilde keşfettik. Burası bir bazilikaydı. Hemen içeri girenleri takip ettik. Aaa, içerisi tam bir bilgi yarışması, ama herkes sunucu hiç yarışmacı yok :)) Herkes birbirine soru soruyor ama cevaplayan az kişi var. Biri de bize sordu. “Pardon, bu şekiller ne ifade etmekte” yaşlı bir amcanın sorusu karşısında spontane olarak şekilleri inceledim. Tarihler, çeşitli hayvan vb. figürler vardı. Dili bilmediğim için bunun astrolojik semboller ve tarih bilgileri olduğu sonucuna ulaştım. Amca verdiğim cevaptan hoşnut olarak nereli olduğum gibi sorular sormaya devam etti. Anladım ki ön elemeyi geçmiştim, şimdi yarışma sorularından önce beni tanıyacaktı. Neyse ki çok sormadan “teşekkürler” dedi ve gezisine devam etti. Tabi biz de devam ettik.

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

FONTANA Dİ TREVİ

Mr. Google sağolsun haritayı kontrol ettik ve Vittorio Emanuele Orlando sokağına yürüdük. Fontana dell’Acqua Felice adında çeşitli heykel ve sütunların olduğu yapıyı geçer geçmez, hedefimizi Fontana di Trevi olarak belirledik. Sanki şehrin sokakları bize mesaj veriyordu. Fontana di Trevi – Aşk Çeşmesi’ni rotamız olarak seçer seçmez önümüze Quattro Fontane denilen 4 Çeşme heykelleri çıktı.

Bu heykeller dört yol ağzında bulunmakta ve kadın ve erkek heykellerinden oluşmaktaydı. Bunları görünce anladık ki çeşmeye az kalmıştı 🙂 Bu çeşmeler geç Rönesans döneminden itibaren korunmakta ve yoldan geçenleri selamlamaktalar. Şehrin mesajını aldıktan sonra biz yürüyüşümüze devam ettik. Düz aşağıya doğru indik ve içerisinde ağaçlık ve geniş bahçeli alanlar olan Quirinale bahçelerini gördük. Orayı gezip çıktıktan sonra ortada bulunan heykelden sağ aşağıya dönerek sonunda bizi Fontana di Trevi’ye çıkaracak olan sokağa ulaştık.

Bu sokakta çöp toplama arabasını gördük. Buradaki arabalar gibi bir hali vardı. Arkasında kimseyi görmedim. O sırada çöp topluyorlardı. Arkamızdan elinde çöp kutusu olan biri geçti. Çöp toplayan genç bir bayandı. Üzerindeki iş kıyafetinden çöp toplama görevlisi olduğunu anladık. Oldukça ilginç bir durumdu bizim için. Orada kadınlar da arabalı olarak çöp toplama görevi alabiliyorlar demek ki diye düşündük. Bu düşünceler ile sonunda Fontana di Trevi’ye vardık.
PARA PARA PARA!

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

Arkadaşlar burası öyle bir yer ki. Sanki bozuk parası olmayan giremiyor. Öyle ki herkeste bir dilek tutma-para fırlatma telaşı var. Tabii biz de denedik. İnanın dileğimi bile hatırlamıyorum. Sadece attığım 1 TL’yi gören yabancıların “Wooow, Look Turkish” dediklerini duydum. Oturdum bir kenara, figürleri izledim. Oldukça ilginç ve korunmuş bir yapı tüm ihtişamıyla karşımda durmaktaydı. Sonra insanlara baktım. İnsanlar da hallerinden oldukça memnun, fotoğraf çekenler, benim gibi oturanlar, ben bunu hep görüyorum havasında sürekli telefonu ile uğraşanlar. Bunu şimdi gözünüzde tasvir edin. Sonra bunu yaparken nereye dönseniz insan varmış gibi düşünün. İşte öyle bir kalabalık var. Buranın en güzel fotoları sabah insan yok iken çekilirmiş ancak onu burada öğrenince çok da vaktimiz kalmadı. Ancak siz şimdiden biliyorsunuz.

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

Eğer sizi her seyahat dönüşü “abi bana var mı bişey, neler getirdin?” diyen sevdikleriniz var ise bu çevrede hediyelikçiler, tişörtçüler mevcut. Burada içecek ve dondurma satan yerlerde var. Ancak dondurma için Pantheon’u bekleyin. Şimdi ise hedefimiz Piazza di Spagna, İspanyol Merdivenleri.

 

İSPANYOL MERDİVENLERİ – PİAZZA Dİ SPAGNA 

Yol üzerinde bazı dükkânlar ve McDonald’s gördük. Oturup bir şeyler yedik. Oradan yola devam ettik. Biraz yürüdükten sonra İspanyol merdivenlerine ulaşmıştık. Burası oldukça ama oldukça kalabalık bir yer. O kadar kalabalık ki fotoğrafında, özçekiminde tanımadığım biri olmasın diye beklersen sabah olur. Oldukça popüler bir yer. İspanyol merdivenleri 135 basamaktan oluşmak ile birlikte adını da bölgede yer alan İspanyol Elçiliğinden almaktadır. Bu merdivenlerini tırmanırken arada yer alan balkon vari katlarda soluklanın ve aşağıdaki meydanın manzarasının tadını çıkarın. En yukarda da Trinita dei Monti kilisesini ve çeşitli sokak satıcılarını görebilirsiniz. Manzara gerçekten harika.

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

Bu manzara içerisinde farklı bir kalabalık dikkatimizi çekti. Bu kalabalığın ise ortasında eski bir sal görünümlü çeşme var. Bunun adı Fontana della Barcaccia. Bu sal ise Tiber nehri taşkını anısına yapılmıştır. Bu taşkından kaçma yolu ise tahmin ettiğiniz üzere botlarla kaçıştır. Ancak sonuçta taşkın çekilmiş ve bir botun kalmasından esinlenilerek Fontana della Barcaccia’ya bu şekil verilmiştir. Tabi bu bir hikâye olarak geçiyor.

 

PANTHEON

Biraz soluklandıktan sonra sırada Pantheon var. Pantheon demek dondurma yiyeceğimiz anlamına geliyor. Pantheon sen nasıl bir yapısın. Bu kadar büyük, ihtişamlı kendini korumuş güzel bir bina. Burası da kalabalık anlamında bizi şaşırtmıyor. Her yıl binlerce turist burayı ziyaret ediyor. İçerisi de gerçekten görülmeye değer. Dışardaki sütunlar oldukça büyük. Pantheon’un içerisinde tavanda bir delik var. Kendi araştırmalarıma göre buradaki delik konuşmacıya bir ışık huzmesinin gelmesi için yapılmış. Ayrıca buradan yağmur damlamasının girmediği de söylenmektedir. Bu yapı özellikleri yönü ile de oldukça şaşırtıcı.

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

Gelelim Pantheon’da yaşadığımız bir anımıza. Burada da çeşitli seyyar hediyelikçiler var. Birine yaklaşıp bazı hediyeliklerin fiyatını sordum. Adam tek tek cevapladı ancak fiyatlar biraz turist işi gibi geldi. Teşekkürler dedim, tam uzaklaşıyordum ki… O ünlü soru ile karşılaştım. Bu soruyu bir de Vatikan girişinde duydum. Onu da diğer bir yazıda anlatırım. Onun sonu daha güzel bitti. “Where are you from?” :)) Türkiye dedim. Adam zaten anlamıştım dedi. Adam iki dakikada demografik analizimizi yaptı. Gülsem mi ağlasam mı yoksa biraz daha fiyat mı sorsam bilemedim 🙂 Sonra oradan uzaklaşıp, adama kızgınlığımı dondurma ile atayım dedim. Dondurma siparişimizi verdik, bekliyoruz. Derken dondurmalar da yanlış geldi. Bugün neler oluyor diye düşünürken dondurmacı ben yerken yeni bir kap daha getirdi. Ekim ayında onu da bitirene dek tüm kızgınlığım geçmişti. Hatta bir ara gidip tekrar fiyat sorsam mı dedim kendi kendime 🙂
Dondurmamızı kalabalıktan kaçmış bir şekilde turistleri izleyerek yedik. Oldukça güzel bir manzara eşliğinde süper bir dondurma yedik.

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

 

 

VITTORIO EMANUELE II

Umarız biz dondurmalarımızı yerken siz de çayınızı, kahvenizi tazelemişsinizdir. Hadi bekliyoruz, tazeleyin gelin 😉 Pantheon’un kalabalığını geride bırakarak tekrar kendimizi yollara verdik. Yollar beni biraz zorladı. Çünkü ayağımda tırnak batması vardı ve inanılması zor ara sancılar ile kendini bana hatırlatıyordu. Ancak burası inanılmaz bir yer ve buna gerçekten değiyor. Acı yoksa seyahatte yok, yok yok o söz öyle değildi yahu neydi o?

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

Evet arkadaşlar, bu çaylar tazelenene kadar anlattığım küçük bir anımdı. Artık devam edebiliriz. Yürüyüşümüzün sonunda Vittorio Emanuele II anıtına varıyoruz. Bu bina gerçekten süper bir yapı. Victor Emmanuel, Birleşik İtalya’nın ilk kralı, adına inşa edilmiş oldukça gösterişli bir yapıdır. Merdivenleri çıkarken arada balkon gibi katlar olduğunu görebilirsiniz. Bu katlara çıktıkça manzaranın güzelliği de aynı oranda yukarı çıkmaktadır. Buradan Trajan Pazarları denilen ve eskiden ipek ve baharat gibi ürünlerin satıldığı günümüz marketlerini andıran bir yapıyı görebilirsiniz.

Bu Pazar eskiliğini konuşmadan anlatsa da kendileri oldukça güzel bir yapı olarak karşımızda durmaktadır. Bu çevreden görebileceğiniz bir diğer yapı ise Traianus Sütunudur. Bu sütunun üzerinde ise St. Peter heykeli bulunmaktadır. Bu sütun da özellikle fotoğraf biriktirenler için eşsiz bir görüntü oluşturmaktadır. Bu arada Piazza Venezia’dan bakıp Vittorio Emanuele II anıtını da fotoğraflayabilirsiniz. Bir de Vittorio Emanuele II anıtı merdivenleri başında “Tomba del Milite Ignoto” anıtını görebilirsiniz. Bu anıt ise I. Dünya Savaşı’nda ölen ve tanınamayan bir asker (The Unknown Soldier) anısına yapılmış ve sonrasında tüm kayıp ve tanınamayan askerlere ithaf edilmiştir.

 

TRAJAN VE  TRAIANUS

Buradan rotamızı gladyatörlerin mekânı, vahşi hayvanların dövüş alanı olan ve eskiden Flavianus amfi tiyatrosu olarak da bilinen Kolezyuma çeviriyoruz.

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

 

KOLEZYUM

Kolezyum, gladyatör dövüşlerine sahne olunan, vahşi hayvan dövüşlerinin izlendiği bir arenadır. Bunlar oynanan oyunlardan sadece birkaçıdır. Kolezyum içerisinde kapalı kapılar, büyük bir alan ve taş duvarlar bulunmaktadır. Biraz durup seyre dalınca izlediğiniz filmlerden görüntüleri parça parça birleştirerek siz de bir gladyatör dövüşü izleyebilirsiniz. Kolezyumun çevresinde ise Konstantin Takı bulunmaktadır. Bu tak altında ise 3 adet kapı yer almaktadır. Bir de buraanın çevresinde kubbe şeklinde Venüs ve Roma Tapınağı’nı da görebilirsiniz. Bu yapı zamanında Antik romanın en büyük tapınağıydı. Her yıl binlerce turist buraya akın etmektedir. Kolezyumun çevresinde gladyatör kıyafetleri ile sizleri bekleyen ve foto çekilerek size hatıra verirken kendine de para almak isteyen kişiler var.

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

Kolezyum girişinde sizleri uzun bir kuyruk karşılayabilir. Bunun için önceden ya da orada önleminizi alın. Romepass kart gerçekten de birçok işe yarıyor. Bazı yerlerdeki sırayı beklemek ve bazı ulaşım ve müzelerin ücretsiz olması da artısı oluyor. Bizim gibi gezginler onun parasını zaten bir günde çıkarır 🙂

Roma Seyahat Rehberi
Roma Seyahat Rehberi

ROMA İÇİN TAVSİYELER

Bu tavsiyeler genel tavsiyeler olacaktır.
Eğer havalimanından direkt Termini İstasyonuna gidecekseniz. Metrodan önce shuttle gibi araçlar var mı öğrenin. Biz metroya kişi başı 14 Euro verirken, dönüşte Alitalia shuttle ile döndük. Shuttle ücreti ise kişi başı 6 Euro idi. Ancak bizim biletler de Alitalia idi. Farklı uçuşa sahipseniz bunu da sormanız da fayda var.

Romepass kart almayı unutmayın.

Romepass kartın ulaşımda nerelerde geçerli olduğunu öğrenin. Sonra geçerli diyerek bindiğimiz trende kontrole takılıp bizim gibi ceza yemeyin. Ceza yüklü olabiliyor. Ancak bizim yanlış anlaşılmadan dolayı bu durumda olduğumuzu anlayan kontrol görevlisi sadece bilet tutarında ceza kesti. Otobüsler durağa geldiğinde genelde her kapıyı açıyor. Biz de bazen ortadan bindik. Ancak biletimiz vardı. Kalacağımız gün kadar almıştık. Örn. 5 günlük tüm ulaşım kartı gibi. Ancak bu olmadan otobüse bindiğinizde kontrole yakalanırsanız sıkıntı yaşayabilirsiniz. Biz Polonya’da yakalandık. Onu da yazarım bir ara.

Pizza yerken Anchovy-ançuezli sipariş vermeden tüm karar destek sistemlerini kullanmak serbest. En başta da ne kadar tuzlu olduğunu sorarak işe koyulun. Sonra “ay bu çok tuzlu yiyemiyom ki” diyerek yanınızdakinin güzelim domatesli mozarellalı pizzasına salça olmayın 🙂 Ben oldum ama yine de siz temkinli olun :))) Sonra da Trastevere de füme somonlu pizza denedim, efsaneydi. Ancak makarna hiç yemedim, belki de iştahımı Bologna’ya sakladım. Oraya daha gitmedik ama yakındır.

Roma’da şehrin banliyölerine doğru büyük bir alışveriş merkezi var. Termini istasyonunun oradaki otobüs duraklarından otobüs kalkıyor. Bir uğrayın derim. Ben gittiğimde bir bot almıştım. Galiba 40 TL civarında bir para ödedim. Baya sağlam, kaliteli ve de dikişli olan bu botu 3 yılı aşkın süre her kış kullandım 😉

Roma yazımıza son verirken yukarıdaki geziyi 1 günde tamamlamanın haklı gurunu yaşayabiliriz. Ancak rehberimiz burada tamamlanmadı. Bunun daha Vatikan gezisi ve anıları var. Trasteverede yediğimiz pizzalar, gördüğümüz yerler, Floransa yolculuğu gibi gibi. Yani anlayacağınız İtalya bitmez arkadaşlar. Bu anılarımızı da okumaya bekleriz.

Kendinize iyi bakın, keyifli seyahatler…

Biz kimiz diye sorarsanız; meraklı, çalışmanın dışında seyahat planları yapan (bazen gidemesek de) ve çeşitli hobileri olan bir çiftiz. Daha detaylı bilgi için Mottomuz’u kontrol edebilirsiniz.

İnstagram Sayfası : elinmemleketi
Misafir yazarımızın diğer yazılarına ulaşmak için http://www.traveliscool.com/tr/

 

Booking.com

02 Comments

  1. cengiz

    Antik dünya meraklısı olarak görmek istediğim yerlerden biri Roma. Kaleminize sağlık. Tez zamanda kendime bilet diliyorum.

    12 Aralık 2017 Cevapla
    • ciftgezerler

      en kısa sürede gitmeniz dileğiyle 🙂 gerçekten her yeri tarih olan, sokaklarda yürürken eski Roma dönemindeymiş hissini yaşıyorsunuz 🙂 siz gidin birde sizden dinleyelim Roma’yı 🙂

      12 Aralık 2017 Cevapla

LEAVE A COMMENT

Çiftgezerler

Gezmeyi, sevdiğimiz doğrudur :) Bizi seven herkes, gezdiğimiz, gördüğümüz ne varsa bir web sayfası oluşturmamızı hatta sayfanın adresini de www.ciftgezerler.com olarak almamızı önerdiler. Biz de madem soyadımız Çiftgezer, o zaman hakkını verelim istedik :) 2016 aralık ayında sosyal medya hesaplarımızı ve web sitemizi oluşturduk. Logomuzun üzerindeki Albatros kuşunun bir hikayesi var. Bizim için çok anlamlı olduğundan logomuzda yer almasını istedik. Albatros, ilk uçuşundan itibaren çiftini bulana kadar asla yere inmezmiş. Kaynaklara göre yere inmeden uçtuğu süre 5 yıla kadar uzayabilirmiş. Piramitler ise dünyanın insan tarafından ilk yapılan yapısı olarak kabul edilmiş. Renklerimiz ise gökyüzünün, denizin ve güneşin yansıması. Daha ne olsun :) Biz çok sevdik umarım sizler de seversiniz.

INSTAGRAM